13.5.10

2009 - 2010 Premier Lig Altın 11 - Nr.6 Ashley Young


Geçen sezon ki müthiş formunu bozmadan bir sezon daha deviren A.Young'ın artık takımından ne zaman kopacağı tartışılıyor.Aston Villa'ya fazla gelmeye başlayan oyuncu ingiliz basınının her gün yeni bir takıma transfer ettiği popüler bir oyuncu haline geldi. Yetenekli futbolcu bu sezon Villa forması ile 9 gol 13 asistlik bir performans gösterdi ve avrupanın büyük kulüplerinin kıskacında.Her nedense Capello ( Capello Index'in etkisi olsa gerek) Young'ı Dünya kupası için aday kadroya almadı.İngiltere'de gündemi baya meşgul eden konulardan biriydi A.Johnson'ın yerine neden tercih edilmediği ama son sözü tabiki italyan teknik adam söyledi ; umarım kupada Young'ı aramazlar.Sezarın hakkı sezara diyerekten ben Altın 11'de kendisine yer açıyorum.

David Villa Barcelona'da !!


Henüz kulüpler bazında ya da futbolcunun ağzından bir açıklama yok fakat son iki günde ;Messi'nin D.Villa'yı öven ve Barcelona oyun tarzına yakın olduğunu belirten demeçleri..D.Villa'nın Dünya kupası başlamadan kariyerinin şekilleneceğini açıklaması..Valencia kulübünün bilinen maddi sıkıntılarına rağmen son hafta içinde transfer atağına kalkması..2 sezondur istediği Mehmet Topal transferini gerçekleştiren (5m-euro) ve santrafor arayışlarına girmesi ancak belli bir maddi kazançtan sonra gerçekleşebilir.Söylentiler 40m-euro civarında Benim tahminim müjdeli haber şampiyonluk kutlamalarına saklanıyor..
Cockneyreds notu : Zaten kolpadan dünya starı olduğu anlaşılmaya başlayan Ibrahimoviç Barça'nın oyun yapısını bozmaktaydı. Ancak üstüne kurulacak sistemlerde üstün performans gösterebilecek Ibrahimoviç'in geçtiğimiz sezon itibari ile takıma katkı anlamında üstüne para verilen Eto'nun yarısı etmedi.

2009 - 2010 Premier Lig Altın 11 - Nr.5 Florent Malouda


Şampiyon takımın bu sezon en fazla çıkış yapan oyuncusu , rotasyonda kullanılırken Ancelotti'nin değişmezi oldu; 33 kez giydiği forması ile 12 gol 8 asistlik performans gösterip sezonun en iyi 11'ine girmeyi başardı. Kariyerinin altın yılını geçiren Malouda sezon başında herkesin nazarında zor gözüken Dünya kupası kadrosuna girmeyi de garanti altına aldı şu anda 30 yaşına gün sayıyor ve 2006 Almanya da boy gösteren ve kariyerinde ikinci olacak(büyük olasılık sonuncu) olan Dünya kupası macerasına hazır durumda. Özellikle Ribery'nin sürekli sakatlanması ve karıştığı skandalların futboluna olumsuz yansıması da onu formaya biraz daha yaklaştırıyor.

11.5.10

West Ham'da Beklenen Son



Adada efsane golcünün teknik direktörlüğü futbolculuğu kadar prim yapmadı , kümede kalmayı zar zor başaran West Ham takımının yöneticileri hedeflerinin kümeye değil avrupa kupalarına oynamak olduğunun altını çizmiş ve bu sezon oynadığı 19 iç saha maçından sadece 7 tanesinden 3 puan alması ve sezonu -19 averajla kapatması da diğer gerekçelerden birkaçı...Zola için bundan sonra Premier Lig kapısı gözle görünür bir başarı olmadığı takdirde kapalı görünüyor.

10.5.10

2009 - 2010 Premier Lig Altın 11 - Nr.4 Nemanja Vidic

İngiltere'de yapılacak tüm listelerin bankolarından olan futbolcu bir stoperde aranan her özelliğe fazlası ile sahip gerek fiziksel gerek zihinsel açıdan da bu sezon üst düzey durumdaydı.Transfer olduğu 2005 senesinden bu yana sürekli kendisini geliştiren ; transfer olduğu sezon Ferdinand & Silvestre & W.Brown & O'Shea ile forma savaşı veren ve sadece 9 maça çıkabilen yıldız oyuncu zamanla 11deki yerini garanti altına almakla kalmadı Man.Utd gibi dünya takımının defansında Ferdinandın olmadığı zamanlarda liderliği de ele aldı.Takımında olduğu gibi Sıp milli takımında da sürekli yer bulan oyuncu Dünya kupasında takımının başarısı içinde olmazsa olmazlardan.

2009-2010 Premier Lig Altın 11 - Nr.3 Leighton Baines



Moyes'in vazgeçilmezlerinden olan ve bu sezon takımının en fazla asist yapan futbolcusu ünvanını kazanan ingiliz futbolcu formu ile Capello'nun da takdirini kazandı ve kadroya çağırılması kuvvetle muhtemel.Bu sezon Premier ligde gösterdiği performans ile tam bir modern bek profili çizen Baines çıktığı çoğu maçta hırslı görünümünün yanında sürekli pozitif futbol oynayan ve dirençli(inatçı) adam takibi , hızı ve özellikle ileri çıkışları ile hem rakip beklerin başına dert oldu hemde onların ileri çıkmasını engelledi.25 yaşında ki sol bek bu sezon ligde 37 maça çıktı 1 gol atıp, 9 asist yaptı.

2009 - 2010 Premier Lig Altın 11 - Nr.2 Branislav Ivanovic



Stoper orjinli sağbek zaman içinde asıl mevkisinden daha parlak performans gösterdiği Chelsea sağının bu sezon değişmez elemanı olmayı başardı.Sezon başında Bosingwa formanın favorisi olarak gözükse de zamanla özellikle geri dönüşlerde ve oyunun müdafa yönünde sıkıntı yaratan portekizli futbolcu Ancelotti'nin içinde yer alan italyan stilininde etkisi ile beraber yerini daha sağlam diyebileceğimiz fakat ofansif anlamda kendisinden eksik olan Ivanovic'e kaptırdı. Defansif özellikleri ile göze çarpan ve sezon içerisinde oynadıkça ofansif yönünü geliştirerek alkış alan futbolcu bu sezon ki çıkışı ile Dünya kupasında milli takımında ki yerini garanti altına aldı.

2009 - 2010 Premier Lig Altın 11 - Nr.1 Joe Hart


İngiltere Premier Liginde kaleci performansları bu sezon birbirine çok yakındı. Altın 11'e J.Hart'ı seçmemin sebebi bu sezon gösterdiği performansa en yakın kalecilerin Chelsea,Man.Utd,Liverpool gibi total futbolcu kalitesi ve defans direnci bakımından Birmingham takımının çok üstünde olmasına rağmen en az diğer kaleciler kadar sivrilmesi idi. Çoğu takım kalesini tecrübeli ve kendisini ispatlamış isimlere teslim ederken Birmingham'ın tercihi Man.City'den kiralık olarak aldığı genç ingiliz J.Hart'tan yana oldu.23 kaleci hariç tüm mevkiler için harika bir yaştır ama konu kale korumak olduğunda alt limit 28-30yaş aralığına kadar yükseliyor. Birmingham takımı aldığı riskli kararın meyvesini ligin son haftalarına rahat girerek topladı.Bu sezon ligde çıktığı 36 karşılaşmada 133 kurtarış yapan ve 10 maçı da gol yemeden kapatan ingiliz kalecinin birebir pozisyonlarda refleks açısından olsun hava hakimiyeti ve topu oyuna sokma açısından olsun sıkıntısı gözükmüyor. Her geçen gün çıkardığı pozisyonlar sonucu artan özgüveniyle beraber kendine has bir kaleci imajı yaratmayı başardı. Gözler şimdi Capello'da bakalım o da Alex McLeish'in Premier Lig'de aldığı riski Dünya kupasında alıp kaleyi kamikaze lakaplı James'den alıp yeni bir yıldızın doğuşuna katkıda bulunacak mı ?

7.5.10

Dünya Kupası Tarihçesi - Son 34 Gün 09 Saat 18 Dk.

Akrobasiyle Futbol Birleşince...

Ağaç Gölgesinde Futbol



Bu fotoğrafta gördüğümüz photoshop hilesi falan değil 1973 yılında Şili'de dönemin diktatör devlet başkanı Pinochet yukarıda gördüğünüz stadyuma binlerce politik mahkumu toplamış ; çoğu öldürülmüş veya işkenceye maruz kalmış..


2006 senesinde olanların hatırlanması ve günümüz için ders çıkarılması amacı ile stadyumu kamuya açık park haline getirmişler santra noktasında da sembolik ağacı dikip 20000 kişi önünde dostluk maçı yapmışlar.

WAGs* World Cup


Soldan sağa sıralama : Alice Bregoli (Alberto Gilardino, İtalya) - Susana Werner (Julio Cesar, Brezilya) -Julia Goedicke (Marcell Jansen,Almanya)-Luli Fernandez (Juan Roman Riquelme,Arjantin)- Zaira Nara (Diego Forlan,Uruguay)- Abbey Clancy (Peter Crouch, İngiltere) - Charlene Suric (Gael Clichy, Fransa)



Partnerlerden benim favorim Riquelme&Luli ikilisi...
* Wag - Yabancı magazinlerde futbolcuların eşleri&sevgililerinin (WifeAndGirlfriend) genel kısaltması...
* Resimleri büyültmeniz tavsiye edilir.

6.5.10

Billboard Savaşları Vol.2

Sezon öncesinde ezeli rakip Manchester United takımından transfer edilen C.Tevez billboardlarda şehrin kırmızı tarafını kızdırmak için yer almıştı...

Şampiyonlar ligi biletini kendi evinde üstelik gol bile atamadan boyun eğdiği Tottenham'a kaptıran City için işler tersine döndü şimdi eğlenme sırası Man United tarafında... Ayrıca bitmek bilmeyen arap sermayesi ile birlikte yeni sezonda kadrosuna dünya yıldızlarını katmayı hedefleyen Man.City şampiyonlar liginde oynayamamanın acısını en çok transfer döneminde çekecektir.

Totti & Balotelli & Mourinho

Totti tekmeyi sadece Balotelli'ye değil hem takımının lig şampiyonluğuna hem de kariyerinin sonlarında yaşayabileceği Dünya kupasına heyecanına attı ; İtalyana en az 5 maç ceza verilecektir..



Dünkü maçta belli oldu ki avrupaya (ada hariç) taraftarlık kültürünü hatta daha ötesi olan "ultra"lığı öğreten italyanlar her maç 3 gol atsa da Balotelli'yi asla affetmicekler. Balotelli;'ye faul yapan romalıları alkışladılar , top Balotelli de iken ıslıkladılar , Totti'nin insanlık dışı tekmesine bile alkış tuttuar artık sezon sonunda da kapının önüne koydururlar.

Geçen sezon tüm kupaları toplamasından sonra bir başkası da aynı başarıyı tekrarlayana kadar en iyisi Guardiola diyen Mourinho için bu biiirr... %90 şampiyonlukla ikileyecek olan portekizli bakalım 3te3 yapıp ego patlaması nasıl olur tüm dünyaya gösterme şansı bulacak mı ?

Haraketli & Motive Trabzon Kupada Güldü



Maçın tamamında baskı ile Fenerbahçe takımını yarı alanından çıkartmayan , sezonun en mücadeleci maçını oynayan Trabzonspor manidar 5 Mayısın rövanşını aldı.İlk yarının başından sonuna kadar pozisyonlarını kanatlardan Engin & Burak ikilisinin driplingleri , Alanzinho&Colman'ın topu tehlikeli bölgeye çok çabuk taşıması ve Umut'un ilk dakikalarda çok net pozisyonda golü kaçırmasına rağmen verdiği mücadele ile müdafa yapmanın aslında forvetten başladığının kanıtı gibidir. İlk yarıda sahada pek insiyatif almayan Alex artık modern futboldan silinen bir tarzın son temsilcilerinden tüm maç yoktu ama bir on saniye yıldız parladı ve golü buldu. Ama sonrasında Trabzonspor'un panik yapmaması ve kurduğu baskılı futbola devam etmesi sonucu duran toptan Umut'la golü buldu. Selçuk'un kullandığı serbest vuruşta Umut'un bomboş kafa vuruşu yapması düşündürücü. Daha önce de değindiğimiz Bilica faktörü yine başgösterdi ve hepimize futbolun sadece fizik gücü olmadığını özellikle büyük kulüplerde ki baskı altında stoperde olsan futbol aklı ve ahlakı yoksa takımda sırıtacağını gösterdi.( Ki Bilica'da ekstra olarak pozisyon alma,topsuz oynama ve rakibe müdahele gibi bir defans oyuncusunun sahip olması gereken özellikleri de barındırmıyor.)Sonrasında Daum'un yaptığı Emre-Deivid değişikliği (haftasonunu düşünerek yapılmış olsada) Fenerbahçe'nin ortasaha direncini kırmıştı ki
gelen ikinci gol ve orta sahaya yapılan akılcı Sezer&Ceyhun hamleleri ile Trabzon son anlarda risk alan Fenerbahçe'ye Colman'ın son darbesiyle kupaya uzandı. Trabzonspor takım olarak çok iyi oynarken ; Fenerbahçe'de göze çarpan sadece Lugano olurken ; özellikle Özer&M.Topuz ikilisinin Kadıköy dışında gösterdiği performans şampiyonluk yolunda soru işareti olarak kaldı..
Anlaşıldı ki bu iki kanat oyuncusunun performansı Fenerbahçe'nin atak gücünün en önemli kaynağı durumunda ve haftasonu Ankaragücü takımının göstereceği defansif dirence nasıl karşılık verecekleri düşündürücü. Sonra ki hafta dünkü maça kadar banko galibiyet olarak görülen Trabzonspor maçı da zamanında şampiyonluk yolunda darbe vurdukları karadeniz temsilcisinin intikam için iştahı ve rahat kafayla mücadele olması gibi faktörler göze alındığında artık riskli gözükmekte...Maçtan sonra akıllarda kalan belki de futbolculardan daha istekli ve heyecanlı görünen Aziz Yıldırım'dı.


Not.Sezonun düğümü bu hafta Ankara'da çözülür.

5.5.10

James Milner - Dünya Kupası Öncesi Bireysel Beklentiler Nr.4

İngilizlerin potansiyeli bilinen ama bir türlü beklenenin veremeyen oyuncusunun dilinden Aston Villa'da Martin O'Neill anladı ve sezon kapanmadan 11 gol 15 asistle Dünya Kupasındaki yerini garanti altına aldı.Bazı teknik adamların "sinerji" ile açıklayabileceğimiz özellikleri var yani takımında bulunan oyuncudan sahip olduğundan fazlasını alır.Örnek olarak Magath - Grafite , Magath - Kuranyi , R.Hodgson - Zamora , Moyes - L.Saha eşleşmelerini incelememiz yeterli olacaktır.Saydığımız eşleşmelerden ayrılık yaşayan Grafite'nin bu sezon ki formunun inanılmaz derecede düşüşü ve Kuranyi'nin kariyerinin en iyi sezonunu geçirmesi sadece Magath faktörü ile açıklanabilir.İşte bu eşleşmelere M.O'Neill - G.Barry'de ki ayrılıktan sonra şimdide M.O'Neill - J.Milner ikilisi eklendi.

İlk etapta Dünya kupasına 36 gün şuan ki performansı ile İngilizleri korkutan S.Gerard'ın formunu düzeltememesi durumunda alternatifi olarak gözüken Milner ayrıca G.Barry'nin pozisyonuna da yatkın. Martin O'Neill tarafından göbeğe çekilmeden önce oynadığı sağ,sol kanatların defans/ofans pozisyonlarında da oynayabilen çok yönlü futbolcu sakatlıklardan yana sıkıntılı Capello'ya sahanın her bölgesinde göreve hazırım mesajı verdi.Boş bir mesaj değil bu adam gerek oyun zekası gerekse fiziki yeterliliği ile sahanın kale hariç her bölgesinde görev yapabiliyor.Tipik üst düzey British orta sahası görünümünün üstüne çok yönlülüğü de eklemiş olan 86 doğumlu futbolcunun önümüzde ki yıllarda İngiltere'nin en büyük yıldızı olması işten bile değil.Henüz 10 yaşında taraftarı olduğu Leed United akademisinde futbola başlayan Milner'ın lise düzeyinde ülke çapında 100 metre kros ve koşu şampiyonlukları da bulunuyor.Son olarak eğer Rooney turnuvanın gol kralı olursa gollük pas konusunda uzman olan J.Milner'ın da mutlaka çorbada tuzu olacaktır.

Galatasaray Yıllık Olağan Operasyonu


İlk kurban Fenerbahçe maçında yediği golden sonra tepki toplayan ve sonrasında ki 5 hafta boyunca forma yüzü görmeyen Leo Franco oldu.Adnan Polat'ın yaptığı açıklama da "Rakip takımlarla oynanan müsabakalarda futbolcuların, kalecilerin performanslarına bakıyoruz, orada rahatsızlıklarımız var. Arzu ettiğimiz gerçek anlamda pırıl pırıl, tertemiz bir lig olduğunu söyleyemiyorum. Leo Franco'nun bu saatten sonra kalması hem onun için, hem Galatasaray için hayırlı olmaz." şeklinde ve kafa kurcalıyor.Galatasaray Başkanı ayrıca önümüzde ki sezon Aykut,Ufuk,Emirhan ile devam edeceklerini kaleye transfer yapmayacaklarını açıkladı.Aykut'la sezon geçirilmeyeceğini artık sokakta ki çocuklar bile biliyor.Refleksleri çok iyi ama zamanlama hataları ve Türk kalecilerin 2 handikapı olan;yan toplar ve topu oyuna sokma becerisizlikleri gelişimini sürdüren Ufuk'u bir adım öne çıkartıyor.
Not. Sezon başında gönderilen
Napoli'de kahraman olan Morgan De Sanctis Lippi'nin kadrosunda Buffon'dan sonra 2. kaleci olarak yer bulacak.

4.5.10

Transfer Dosyası - Nr.2 Danny Shittu & Kayseri'nin Premier Lig Kumarı


Kayserispor gündeme yine Premier Lig'den futbolcu getirerek geldi. Ülkemize üst seviye liglerden oyuncuların gelmesi dikkat çekici ama "sevindirici" mi ? Kayserispor'un bu zamana kadar yaptığı transferlere göz atmak aslında bu sorunun cevabını açık açık veriyor. Premier Lig'den gelen oyuncuların tamamı o sezon takımlarında yer bulmakta sıkıntı çekmiş hatta kendi taraftarlarının gönderilmesi için mücadele ettiği oyunculardan oluşuyor. İlk örnek büyük umutlarla gelen ve ligimizde sadece Fenerbahçe maçıyla ve taklalarıyla hatırlanan Julius Aghahowa ; Kayseri'ye geldiği sezon Wigan'da 14 maça çıkan fakat bu maçların hiçbirinde 90dk. sahada kalamamış,gol atamamış,asist yapamamış ayrıca kaçırdıkları sebebi ile İngilterede espri konusu olmuş bir oyuncuydu. Diğer bir örnek meşhur Olembe ; Wigan'da 8 maç gol yok asist yok ortalama 27 dk. süre ve 90 dk. tamamlayamayan bir oyuncuyken geldi Kayserispor'a aynı şekilde de gitti.Bir başka örnek Mısırlı Shawky ; Middlesboro takımında koca sezonda sadece 6 maç, gol yok asist yok yine 90 dk. tamamlayamamış olarak Kayseri'nin yolunu tuttu sezon sonu gönderilmesi muhtemel. Son örnek Bolton'dan Danny Shittu ; bu sezon Bolton takımıyla daha maça çıkmadan ülkemize adım atacakTüm bu futbolcuları transfer etmek adeta kumar oynamak gibi ve maalesef Kayseri cephesi acemi oyuncu konumunda.
Şahsi düşüncem Kayserispor'un tüm sezonunu yokları oynayarak geçirmiş şanlı(!) Premier Lig oyuncuları yerine; takımında düzenli forma giymiş genç,ucuz,ileride bonservis bedeli alınabilecek oyunculara yönelmesi halinde Türk futbolunda bir kademe daha atlayacağı yönünde...

3.5.10

Cehennem Çanları Eşliğinde St.Pauli @ Bundesliga


Endüstriyel futbolun 80'lerden bu yana baş düşmanı durumunda ki "St.Pauli " tekrar Bundesliga'da. Ancak Hamburg'un asi semtinin asıl nam yaptığı özelliği futbol takımının başarısından çok taraftarlarının oluşturduğu kendilerine has tribün kültürü... Almanya'nın kuzey denizine açılan kapısı konumunda bulunan St.Pauli limanı sayesinde bu semt hep canlı ve kozmopolit bir yapıya sahip olmuş. Gemi personellerinin sürekli doldurduğu barlar ve "eğlence merkezleri" zamanla talebe orantılı çoğalmış bu da St.Pauli'ye bu sektörlerde çalışan insanların akın etmesine yol açmıştır. Bu profil günümüze de Almanya'nın Amsterdam'ı olarak kabul edilen ve 7/24 eğlence hayatının devam ettiği bir şehir olarak yansımıştır.Şehrin "diğer" takımı konumunda ki St.Pauli'nin baş düşmanı kendisini endüstriyel futbolun kollarına bırakmış Hamburg S.v ve bu hususta Alman futbol kulüplerinin rol modeli konumunda ki Bayern Münih... St.Pauli taraftarlarının geneli meslekleri sebebi ile toplum tarafından hor görülmüş , ırkçı saldırılara maruz kalmış , eşcinsel,travesti olması sebebi ile dışlanmış insanlardan oluşuyor;İşte bu özelliği ile St.Pauli diğer takımların sol görüşlü taraftar gruplarından ayrılıyor ve dünyanın her ülkesinde sempati toplayan "farklı"bir kulüp haline geliyor ki taraftarların sol görüşe kayması eldivenlerini bırakıp devrimci Nikaragua’da gönüllü çalışmaya giden günümüzde efsane haline gelen kalecisi Volker Ippig'in geri dönüşü ile başlıyor.Taraftar takımının yakaladığı politik çizgiden de memnun ve ekonomik özgürlüğünü kaybetmemesi için sezon başı satışa çıkan kombineleri yarım saat içinde tüketiyor , takımının resmi storlarından devamlı alışveriş yapıyor hatta semtte içilen biradan bile St.Pauli F.K 'ya pay bırakıyor. Kulübün mevcut başkanı futboldan zerre kadar anlamam diyen ve eşcinsel olduğunu saklamayan bir tiyatrocu/yatırımcı.

Takımda öne çıkanların başında bu sezon 19 gol ve 5 asist yapan tecrübeli Marius Ebbers geliyor fakat gerek ilerlemiş yaşı gerekse istikrarsız kariyeri sebebi ile takımın asıl gözbebeği koyu bir St.Pauli taraftarı olduğunu her fırsatta dile getiren gurbetçi yetenek Deniz Naki.. Henüz 20 yaşında ve sezonu 7 gol 5 asistle tamamlayarak kulübünün başarısında büyük katkı yaptı. Genç olmasının getirdiği heyecan ve tecrübesizlikle ile birkaç ay önce Hansa Rostock maçında yaptığı kafa kesme haraketinden dolayı 3 maç ceza alıp gündeme gelen Deniz'in peşinde her parlayan gurbetçide olduğu gibi 3 büyüklerin olduğu söyleniyor.

Özellikle Alman kültürüne işlemiş ırkçılığa karşı savaş açmış olan taraftarlarının hoşgörüsü sayesinde takım kendi kalibresinin üstünde alman olmayan futbolcuları bulundurdu.Taraftarlar sosyal sorumluluk ve hoşgörü çerçevesinde her hafta mülteci kamplarından insanları stadlarına getiriyor ve futbol dolu eğlenceli bir gün geçirmelerini sağlıyor. Vatandaşlarımıza yapılan Solingen katliamından sonra açtıkları türkçe pankartlar ve protestolarla ülkemizde de sempati kazanan St.Pauli'nin bir önceki Bundesliga yükselmesinde galibiyet golünü bugün Fenerbahçe'de oynayan Deniz Barış atmıştı. Aradan onca yıl geçti ama Deniz Barış'ın eşi vefat ettiğinde takım o hafta maça siyah bantla çıkıp , pankartlarla Deniz'in acısını paylaşmışlar vefalı takım & taraftar nasıl olur göstermişlerdi. Benim hatırladığım St.Pauli forması giyen birkaç tanıdık futbolcular arasında bir dönem Fenerbahçe forması ile izlediğimiz Cem Karaca , Kayserispor'da forma giyen genç yetenek Ömer Şişmanoğlu,Ivan Klasnic,Zlatan Bajramovic gibi isimler var.

*St.Pauli geleneksel olarak tüm iç saha maçlarına başlıkta kullanılan cehennemin çanları (Hells Bells) adlı şarkıyla çıkıyorlar.

1.5.10

Maradona Sıkıntıda



Fazla malın da bazen göz çıkarttığı durumlar oluyor en parlak jenerasyonlarından birinde Dünya kupasına Playofflarla katılan , oynattğı futbolun bir kimliğe sahip olmaması ve objektif bir çok futbolseverin Dünya kupasını almasına şans tanımadığı Arjantin milli takımının aday kadrosunu oluşturmaya çalışırken bu hale gelmiş...

Waka Waka ( This time for Africa )

2010 Dünya kupası resmi şarkısı...

30.4.10

Fulham v Atletico


Premier ligde an itibari ile 12. sırada yer alan Fulham ile İspanya La Liga'da 10. sırada yer alan Atletico finalde karşılacak.İsmini cismini değiştirseler bile hala maddi anlamda şampiyonlar ligine yaklaşamayan Europa League 'in ilk sahibi Roy Hodgson farkıyla Fulham olacak gibi geliyor.
Bir de yenilik haberi ; bundan sonra izlediğim maç analizlerini daha yararlı olacağını düşündüğüm cockneyreds patentli chalkboardlardan aktaracağım...

29.4.10

İlker Yasin Saçmalığı & Barçanın B Planı


Dün gece ki maçın anlatımını İlker Yasin'e yorumculuğunu da Hikmet Karaman'a veren Star tv yönetimi daha önce yazdığımız tepki mektuplarının çöpe atıldığını kanıtlar gibiydi.Hangi kesim istiyorda bu adama maç anlattırıyorlar aklım almıyor.Futbolcu isimlerini sürekli karıştıran hatta maçta oynamayan Iniesta'ya paslar attıran ,sürekli kekeleme yapan, herkesin "barça" olarak seslendiği takıma "barka" diyerek hepimizi güldürmeyi başaran şahıs Barcelona'nın A,B planlarının olmadığını söyleyince tamamen saçmaladı. Bu sözleri ettiğinde Guardiola Ibrahimoviç ve Busquets'i oyundan almış yerlerine Krkic ve Jeffren'i dahil ederken zaten takımının oyun planlarını da değiştirmişti..

63 dakika boyunca hedef santrafor modeli oynayan Barcelona o dakika da oyuna aldığı kısa,teknik ve hızlı oyuncular oyun planlarının değiştiğinin baş göstergesi idi.İleri ucu dörtleyen ayrıca kafaya çıkışları iyi olan Pique'nin santrafor mevkiisine geçmesi ile barça oyunu iyice Inter ceza sahasına yığmayı başardı.Pique'nin attığı golün hemen sonrasında iptal edilen gol (ki bence elle oynama yoktu) gösteriyor ki Guardiola'nın B Planı tutmuştu.

Tüm yayın boyunca tek doğrusu Maradona vs Messi karşılaştırması idi. Bozuk saatin bile günde iki kere doğruyu gösterdiğini düşünürsek elimizde kalan anlatımıyla içine edilen futbol keyfi oldu..

The Special One & Krkic & Busquets



Dokunduğunu altın eden bir profili var Mourinho'nun.Brian Clough'ın günümüz versiyonu şimdiden efsaneler arasında ki yerini aldı. Finalde Bernabeu'ya giderse İtalya'ya dönmez diye tahmin ediliyordu ama maçtan sonra müjdeyi verdi "Önümüzdeki sezonda Inter'in başındayım."

Geçen sene aynı tarihte Barcelona Chelsea ile karşılaşmış rakip aynı dünkü gibi müthiş defans yapıp , Barcalılara boş alan bırakmamış maç 0-0 bitmişti.Dün izlediğimiz maçla bir çok açıdan benzerlikler taşıyan bir karşılaşma idi.Barcelona dün gece olduğu gibi istatistik yapmış fakat istediği skor avantajını yakalayamamıştı.Bir diğer ilginç benzerlik ise Krkic hakkında;çok kritik bir anda rahat gol olması gereken bir pozisyonu tıpkı geçen senede ki gibi altıpasın içinden dışarı attı.


Futbol hayatına Barcelona'nın eski kalecilerinden olan babasının torpili ile başlayan ispanyol ön libero bir türlü beklenilen seviyeye ulaşamadı.Dün akşam Motta'nın ikinci sarıdan kırmızı kart gördüğü pozisyonunda yerde "acı" içinde kıvranırken hakemi kesmesi kameralardan kaçmadı.

28.4.10

Road to "Bernabeu "





22 Mayıs finaline ilk bileti Bayern kaptı.Olic'in hattrick yaptığı maçı Hamit'te güzel bir asistle tamamladı.Galacticos için yetersiz bulunan Robben ilk yılından almanlar için baş kahraman konumunda. Lyon'un işi daha 2. dakikada Cris'in hatası ile bitiyordu ama genç Müller altıpastan kaleyi ıskalayınca iş Şampiyonlar liginde gol sayısını 8 e çıkartan Olic'e kaldı.Lyon daha önce 2.turda Real Madrid'e ; çeyrek finalde de Bordeaux'a karşı ilk maçlarıdan avantajlı dönmüş rövanşlarda kontrollü oynuyor, rakibinin risk almasını bekleyip kontralarla topu kanatlarda ki hızlı adamlarına taşıyarak gol bulmaya çalışıyordu.Fakat bu sefer golü bulması gereken tarafın kendileri olması,rakibin bu sezon şampiyonlar liginde deplasmanlarda oynadığı 6 maçta 15 gol(ort2,5) atmış olması yetmezmiş gibi stoperde ki Cris & Boumsong ikilisinin maç boyunca yaptığı hatalarda eklenince Bayern zaferi zaten kaçınılmaz hale gelmişti.




İtalya'da ki maç 3-1 bitince heyecan seviyesi ikiye katlanan maçta Mourinho'nun ilk maçta ki skoru düşünüp kapanacağını hiç sanmıyorum.Barcelona sahasında mutlaka gol bulacaktır dolayısı ile bu maçta sonucu belirleyici olacak Inter'in ofansif performansı olacaktır,özellikle Puyol'un cezalı,Iniesta'nın da sakat olması zaten final için başlı başına bir fırsat ; madalyonun diğer tarafında ise Inter'in deplasman performansı oldukça düşündürücü.(ligde son 8 deplasmandan sadece 1 galibiyet alabildiler)



İlk maçta takımların dizilişleri yukarıda ki gibiydi...(Cezalı Puyol/G.Milito) Özellikle Maicon&Eto'o ikilisinin bulunduğu Inter'in sağından tehlikeler yaşayan Barcelona'nın yediği 3 golünde bu kanattan hazırlanmış olması; İtalyada ki karşılaşmada takıma ayak uyduramamakla kalmayıp, takımın pas ritmini ve stilini de bozan Ibra'nın yerine El Classicoda olduğu gibi Messi'nin kaydırılması,iyileşen Abidal'in sol bekte,son dönemlerde ofans gücüyle dikkat çeken defans oyuncusu Maxwell'i de sol önde oynatırsa Barcelona'nın işinin kolaylaşacağını düşünüyorum.

Not.Şablonda bulunan fubolculardan karma 11 yapsam Barcelona'dan takımıma sadece Messi ve Xavi girer.

27.4.10

Clint Dempsey - Dünya Kupası Öncesi Bireysel Beklentiler Nr.3

Geçen yaz oynanan Konfederasyon Kupasında herkesin favorisi ve son Avrupa şampiyonu ünvanlı İspanya; A.B.D tarafından 2-0'lık skorla elenirken maçın yıldızı Clint Dempsey idi. Teksas doğumlu oyuncu ulusal takımının ilk kez bir turnuvada final oynamasına 1 gol ve 1 asistlik performansıyla müthiş bir katkı yapmıştı.Amerikan rüyası finalde Brezilya karşısında ilk yarıyı 2-0 üstün kapatmış Dempsey de yine gol atmayı başarmıştı.Ama ikinci yarının henüz ilk dakikasında yenilen golle beraber başlayan karşı baskı ,finallere alışkın Brezilya'nın geri dönüşüne davetiye çıkarttı ve doksan dakika 3-2 Brezilya üstünlüğü ile tamamlandı.Dempsey bu sezon Fulham'ın dikkat çeken futboluna 8 gol ve 3 asistlik performansıyla katkıda bulundu ki özellikle Juventus'a attığı ve takımına turu getiren gol hala akıllarda . Perşembe akşamı kulübü ile Hamburg karşısında tarihi bir karşılaşmaya çıkacak Dempsey bakalım ülkesi ile kaçırdığı final şansını Fulham ile yakalayabilecek mi... 27 yaşında ki futbolcunun geçen yaz gösterdiği performansı yakalaması halinde 4 sezondur formasını giydiği Fulham'dan ayrılması büyük ihtimal. A.B.D Milli takımı Güney Afrika'da şanslı sayılabilecek bir gruba düştü;İngiltere,Cezayir ve Slovenya ile mücadele edecekler . Grubun mutlak favorisi kuşkusuz ingilizler. 1990'dan bu yana düzenlenen 5 Dünya kupasında da boy gösterme başarısı gösteren Yankee'ler de üst düzey turnuva tecrübelesi olmayan Cezayir ve Slovenya'nın önünde gruptan ikinci olarak çıkacağını tahmin ediyorum. Özellikle sahip olduğu Donovan,Dempsey,Altidore,Beasley,Bradley gibi yetenekler ile oluşan hucüm hatları diğer takımlar için büyük bir tehdit oluşturuyor.
Not.Juventus'a attığı tur getiren harika gol aşağıda.

26.4.10

The Verminator

Henüz 14 yaşında adım attığı Ajax'ta genç yaşına rağmen sahip olduğu liderlik vasıfları ve defansı toparlayan yapısıyla kaptanlığa kadar getirilmişti. A.Wenger'in isteği sonucu henüz kendisini ispatlayamamış bir defans oyuncusu için çok yüksek olan bir paraya ( £9m) Arsenal'e transfer oldu.Ada basını futbolun özellikle defansif yanının zayıf olduğu ayrıca kalite açısından Premier ligin hayli aşağısında bulunan Hollanda liginden üstüne üstlük stoper oynayan bir futbolcu için gayet kısa sayılabilecek boya (1.78cm) sahip bir transfere bu kadar paranın nasıl verildiğini sorguluyolardı ki daha ilk maçında attığı gol bazı işaretleri veriyor gibiydi.Sıradan bir savunmacı olmadığı ilerleyen haftalarda iyiden iyiye ortaya çıkan Vermaelen; hırçın ve yılmayan savunmasının yanında taşıdığı üstün top tekniği ,sert şutları ve zamanlama becerisi ile üst düzey bir ligin kalburüstü takımlarından Arsenal'in ilk onbirinin değişmez adamı olmuştu.

Bu sezon çıktığı 33 Premier lig karşılaşmasında toplam 857 pas atttı ve bunların % 95 inde isabet sağlarken tam 8 lig maçından da sıfır pas hatası ile ayrıldı.Ayrıca müthiş sol ayağıyla ceza sahası dışından attığı goller ; kısa boyuna rağmen zamanlama becerisini gösteren kafa golleri ile bu sezonun an itibari ile en çok gol atan savunmacısı konumunda.A.Wenger yaptığı bir açıklamada pozisyon alma ve önsezi becerilerini geliştirdiği takdirde adından daha çok bahsettireceğini söylemişti ki her ikisi de tecrübeyle yani bir nevi zamanla edinilen vasıflar.Fakat Thomas Vermaelen'in hem Premier Lig ,hem Fa Cup hem Lig Kupası hem Şampiyonlar Ligi hemde Milli takım maçları gibi çeşitli organizasyonlarda boy göstereceğinden çok değil birkaç yıl sonra mevkisinin en iyileri arasında gösterilecektir.

24.4.10

A.C Milan'ın efsanevi 3 numarasına talip var

Not. Seedorf'un ayağına kayan Maldini'nin 5 yaşında ki oğlu Daniel.

Artık Chelsea Düşünsün


Maçın ilk yarısı daha önce de değindiğim "Berbatov faktörü" ile golsüz bitti ama futbolun sadece gol olmadığını ispatlayacak kadar zevkli geçti.Özellikle Valencia & Rafael ikilisinin bulunduğu Manchester'in sağ kanadı sürekli işledi.C.Ronaldo'nun bölgesine transfer edilen Valencia belki selefi kadar gösterişli ve golcü değil ama savunmacı özellikleri ile fark yarattığını söyleyebiliriz ;sakatlanıp yerini Carrick'e bırakana kadar göz doldurdu.Rafael ise United'in sağ bekinde yıllardır oynayan ve sürekli ataklara katılımının yetersizliği ve isabetli orta kesememesi ile tepki alan Gary Neville'den sonra taraftarın istediği adam haline dönüştü tek handikapı ise rakiplerine kontrolsüz girişleri.Tottenham cephesinde ilk göze çarpan futbolcu maç boyu (özellikle ilk yarı Berbatov'a) nefes aldırmayan ve Güney Afrika için davet bekleyen genç ingiliz Dawson'du. İleri uçta ki Defoe & Pavlyuchenko ikilisi etkisiz kalınca sırasıyla Gudjohnsen & Crouch gol için girdi fakat onlarda katı Manchester savunması arasında kayboldu.United son yarım saate girmeden Evra,nın düşürülmesi ile penaltıyı buldu ve Giggs'in topu ölü noktaya vurmasıyla öne geçti.Tottenham kornerinde Ledley King'in zamalaması ve fiziksel gücüyle etkisiz hale getirdiği Vidic'in üstünden attığı kafayla beraberlik geldi.Maçın 80. dakikasından itibaren sahada konuşulması gereken tek bir futbolcu vardı o da Nani... Soldan inip topun dibine girmesiyle son zamanlarda formu yükselen ve çok iyi maç çıkaran günümüzün refleks bazlı en iyi kalecisi Gomes'i çaresiz bıraktı.Beş dakika sonra bu sefer orta sahadan aldığı topu penaltıya taşıdı ve Giggs ilkinin kopyası olan bir penaltı vuruşuyla takımını rahatlattı.Bir parantez de şampiyonluk yolunda en büyük sorumluluğu alan Scholes için ; Geçen hafta son saniye golüyle takımını yarışta tutan kaptan bu maçta top rakipteyken defans ile orta saha arasında savunma yapıyor kazanılan topların ilk buluştuğu isim oldu. Top kendilerindeyken ise karşı bölgeye geçen Scholes gerek ceza sahasına yaptığı dikine koşularla gerekse uzaktan attığı şutlarla da gol fırsatı kovalıyor.Kırmızı şeytanlar şimdi gözünü yarın Stamford Bridge'den çıkacak sonuca çevirdi ama ligde hedefi kalmayan Stoke City'nin ne kadar direnebileceği şüpheli.Anlaşılan sezonun düğümü bu sezonu Premier ligde ve şampiyonlar liginde hüsran yaşayan Euro kupası yarı finalinde oynadığı Atletico Madrid maçından da yenik dönen Liverpool bu senenin Premier lig şampiyonunu belirleyecek...

23.4.10

Bamboccioni Balotelli



Bu sezon toplamda 10 golü bulunan Balotelli gollerinin %80ini ilk 11 çıktığı maçlarda atması,sonradan girdiği maçlarda ise isteksiz oynayan ve hem Mourinho'nun hemde taraftarın tepkisini almıştı.Ezeli rakip A.C Milan taraftarı olduğunu itiraf eden ve Milan formasıyla poz veren Bamboccioni(Büyük Bebek) lakaplı oyuncunun son olayı bardağı taşırdı.Barcelona maçından sonra taraftara kızıp haraket çekip yetmezmiş gibi maç sonu formasını yere attı.Dün websitesinden takım arkadaşları ve taraftarlardan özür diledi.Soyunma odasında affedilir mi bilmem ama taraftarlar bugün özrüne cevaben bir mektup yazdılar.Bırak o attığın formayı giymeyi seninle aynı numaralı formayı(nr.45) artık hiç kimse giyemez diyerek de ayarı verdiler.Inter yönetimide boş durmadı;CEO Ernesto Paolillo oyuncunun haraketlerini felaket olarak nitelendirdi ve cezası yolda dedi.Şimdi gözler bugün saat 19.00'da oynanacak Atalanta maçında olacak çünkü çarşamba akşamı Barcelonayla oynayacağı maçı düşünen Mourinho'nun as oyuncularını dinlendirip büyük bebeğini taraftarın önüne atacak mı göreceğiz...

Düşmek :)


Son haftalar oynanırken alt lige gidenler belli olmaya başladı."Alıntı Studs Up"

22.4.10

Artık Moda Andy Caroll


Newcastle United'ın bu sene Premier Lige şampiyon olarak dönmesinde en büyük pay sahiplerinden biri öyle ki bu sezon ligde oynadığı 32 maçta 15 , FA kupasında yaptığı tek maçta ise 2 gol birden atmayı başardı.Hakan Şükür'den sonra gördüğüm en bilinçli kafa vuruşları yapan futbolcu için İngiltere de şimdiden Güney Afrikaya gitmesi gerektiği tartışılıyor. Bu sene böyle büyük bir turnuva onun için imkansız ve erken ama 2012 Avrupa Şampiyonasında boy göstermesi yüksek ihtimal.Henüz 21 yaşında ki futbolcu pivot santrafor özelliklerine fazlasıyla sahip;yapılan ortalarda pozisyon almayı ve fiziki üstünlüğünü kullanmasını çok iyi bilirken ekstra olarak da özellikle sol ayağının dışıyla sert ve isabetli vuruşlar yapabiliyor.Her ingiliz genci gibi özel yaşantısında sıkıntıları olan Carroll eski sevgili meselesinden dolayı kendisinden yaş olarak da büyük olan takım arkadaşı Steven Taylor'un çenesini kırmıştı.Ama hocası Chris Hughton yeteneğinin hatırına peşini bırakmadı ve sonuç ortada.Newcastle United taraftarı şimdiden fazlasıyla beklenti içinde ve oyuncusunun bu sezon gösterdiği performansı Premier Ligde devam ettirmesini umut ediyor.Newcastle adına çıktığı ilk maçta Buffona çok şık bir gol atmayı başaran Carroll,dünyaca ünlü kaleciden de övgü alarak dikkatleri üstüne çekmişti.Newcastle United'ın çetin geçecek Premier Lig macerasında ki özellikle deplasman maçlarında kanımca çok iş yapacaktır.

20.4.10

Neven Subotic - Dünya Kupası Öncesi Bireysel Beklentiler Nr.2

Daha milli takımda oynamadan ortalığı karıştırdı Subotic Bosna da doğdu çocukluğunun bir kısmı Almanya'da çalışma izinleri bitince de Florida'da geçti sonraları tekrar Almanya'ya dönen ve an itibarı ile Dortmund forması giyen futbolcu Sırbistan milli takımını seçerek belki de en isabetli kararı verdi.Stoper mevkiinde oynayan Subotic genç yaşına rağmen tecrübe gerektiren bir pozisyonda Dortmundun vazgeçilmezi konumunda.Milli takımda partnerinin Vidic olacağı düşünülürse patlama yapması işten bile olmayacaktır. Özellikle duran toplarda ileri çıkarak zamanlama becerisi ile (bkz.video) goller atabilen futbolcu şimdiden Chelsea,Man City gibi üst düzey takımların transfer listesinde bulunuyor.



Not: Ama benim tahminim iyi bir Dünya kupası süreci geçirirse Garay yada Albiol'un yerine Real Madrid'de izleyebileceğimiz yönünde.

Vurma "Kaptan"


Tamam mutlaka her idmanda tartışma olur da neden vurdun Arda?
Galatasaray kulübunun kaptanı fevri haraketler yapmamalı,otokontrolünü kaybetmemelidir.Geçen haftanın konusu olan ;taraftar desteklediği takımın kaptanına, topçusuna maç başından sonuna kadar tepki gösterir mi ? (Ki mantıklı olan o formayı topçuya vermeye devam edenlere gösterilmesidir) İşte o kaptan kendi takım arkadışını yumrukladı bugün üstelik kendi ağzından da dediği gibi her idmanda olabilecek ufak gerginliklerden dolayı.Benim fikrim Galatasaray Arda'yı hala para ediyorken satmalı , artık baskıya karşı koyamadığı bir gerçek hem saha içi hem saha dışı olumsuz haraketler başgöstermeye de başladı.Galatasaraylı olmayan büyük bir kitlenin sempatisi yavaş yavaş yok oluyor.
Bu arada Arda Turan son 7 karşılaşmada da gol atamayarak bazı sinyalleri zaten veriyor.

19.4.10

Yasuhito Endo - Dünya Kupası Öncesi Bireysel Beklentiler Nr.1

Hollandanın mutlak favori olduğu E grubunda ikincilik için çok çetin mücadele olacağı garanti.Japonya her geçen gün ilerlettiği futbol takımında kuşkusuz avrupada forma giyen Keisuke Honda en büyük koz.Ama en büyük beklentim ENDO Yasuhito dan yana.Ortasahada görev yapan 30 yaşında ki futbolcu eğer kendisini ispatlar ise sadece asyada var olan bir yıldız olmaktan ileriye gidebilir ve kendisini avrupaya taşıyabilir.İlerlemiş yaşı tabiki en büyük handikapı ama oyuncunun son sezonda Asya da yılın futbolcusu seçildiği , son 6 yıldır istisnasız liginin en iyi 11inde olması ; özellikle attığı frikikler - ki topa nasıl kavis verdiği anlaşılmıyor - attığı akıl dolu paslar ve yaptığı onlarca asistle benim Japon milli takımında parlama beklentimin yüksek olduğu bir futbolcu haline geliyor.Buyrun izleyin...




Not. Uzakdoğu coğrafyasına hakim ; Colmanın düşen performansı üzerine Şenol Güneş bu yeteneği Türkiye'ye getirir mi ?

Dünya Kupası Öncesi Bireysel Beklentiler

Aslında Dünya kupası kadroları açıklanana kadar pek fazla inceleme yapmak istemiyordum ama dayanamadım en azından yıldızını parlatmasını beklediğim futbolcular hakkında ikişer satır yazı yazalım dedim...

Kasaplık Başka Hainlik Başka


Fenerbahçe futbolcusu Bilica dün akşam herzaman gösterdiği kasaplığının yanında öyle bir haraket yaptı ki ... Pozisyonu gördüğümde dondum kaldım bu zamana kadar böyle bir haraket futbol sahalarında görülmemiştir.Birde bunu kurnaz,akıllıca olarak nitelendiren fenerbahçeli tetikçi pardon yazarlar var.Son yıllarda özellikle tüm dünyanın ortak dili olan futbolun fair play çerçevesinde oynanması için Bilica denen at hırsızının sahalardan uzaklaştırılması gerekli..
Ne garip oyun Messi de var içinde maalesef bilica'da..

14.4.10

Aşı Tutmadı


Man Utd'a geldiği günden bugüne kadar eski günlerini aratır olmuştu ama bu kadar etkisiz kalmasını beklememiştim. Sezon sonu gideceğini kendisi de kestiriyor olmalı ; tamam zaten çok koşan , defansına yardımcı olan ya da karşı defansı yıpratan fiziği güçlü bir oyuncu değil Berbatov ama tekniği , aklı -o topu ayağına aldığında atacağı pası çoktan düşünmüş olan-ve şık bitirici şutları ona 31milyon poundluk ödeme yaptırmıştı.Anlaşılan bu tarz adamların üst düzey performans göstermesi için oyunun merkezine yerleştirilmesi gerekiyor ki bırakın Man Utd artık orta sınıf takımlarda bile böyle birşeye kalkışılmıyor.(Sanırım şampiyonlar ligi kalifiyesinde bir tek Fenerbahçe kaldı Alex'e bağımlı.) Ibrahimoviç'i ele alalım İnter'de oyun üstüne kurulmaktayken gösterdiği şahane performansı Barcelona'da gösteremiyor çünkü sistem topu o kadar ayağında tutmasına, alıp dripling denemesine müsade etmiyor.Berbatov kendisine bağımlı olacak bir takıma bu yaz aylarında transfer olur ; Premier Lig de aklıma nedense yine Tottenham geliyor.

Not. Zamanında Berbatov'un rahip olan ve şeytan çıkarmakla meşhur amcası lakabı kırmızı şeytanlar olan Man Utd'a transferini hiç onaylamamıştı....

12.4.10

Koskoca Sir Bahane Ararsa



Alıntı Studs Up'tan...

Marlon King oldu Abu Hamza Tariq


Cm oynayanlar bilir başbelası topçudur Marlon King ufak takımlarda hedef santrafor oynar ve takımınıza da kesin gol atar. Başbelası bu sefer 20 yaşında ki üniversiteli genç kıza cinsel saldırıda bulunmuş bununla da yetinmeyip kızı pataklamış ve burnunu kırmış. 18 aylık hapis sürecininin içinde ve geçen aylarda hücresinde yapılan aramada bikaç gr kokain ve telefon bataryası bulunmuştu.Tam uslanmaz adam modlarındayken içerde ki müslüman gruplar etkilemiş bizim eski Premier lig golcüsünü ,artık sakin ve uslu bir hayat sürüyormuş,içerde herkes onu Abu Hamza Tariq olarak çağırıyormuş.Yakında da duygusal bir otobiyografi yayınlar ( Biraz para lazım tabi) Ayrıca dedikodulara göre Chelsea Marlon King hapisten çıktıktan sonra topluma ayak uydurmasına yardımcı olmak için bir sözleşme imzalıcakmış.

10.4.10

Rooney & Giggs For Charity



İngiltere'de yaklaşık 40 futbolcu yardım ? için kendilerini çizmiş.Adamlar oturmuşlar bu karalamaları dilimize grafolog olarak geçen ve el yazısı ve çizimlerden karakter tahlili yapan Emma Bache isimli bayana inceletmişler.Rooney'in gözlerini mavi, dudaklarını kırmızı çizmesini duygusallığını ortaya çıkartıyormuş ayrıca tarzını da Picasso ya benzetmiş.( Resim yukarıda ve yorumsuz )

Ryan Giggs'in çalışmasından ise geçmişi unutan ve hep ileriye bakan bir adam portresi çıkarmış.Gerçi bunu söylemek için Giggs'in çizdiklerine bakmaya gerek yok adamın kariyeri bile bu fikir için yeterli.Giggs ile ilgili detaylı bir inceleme yazısı da yolda...