7.5.10
Ağaç Gölgesinde Futbol

Bu fotoğrafta gördüğümüz photoshop hilesi falan değil 1973 yılında Şili'de dönemin diktatör devlet başkanı Pinochet yukarıda gördüğünüz stadyuma binlerce politik mahkumu toplamış ; çoğu öldürülmüş veya işkenceye maruz kalmış..

2006 senesinde olanların hatırlanması ve günümüz için ders çıkarılması amacı ile stadyumu kamuya açık park haline getirmişler santra noktasında da sembolik ağacı dikip 20000 kişi önünde dostluk maçı yapmışlar.
WAGs* World Cup

Soldan sağa sıralama : Alice Bregoli (Alberto Gilardino, İtalya) - Susana Werner (Julio Cesar, Brezilya) -Julia Goedicke (Marcell Jansen,Almanya)-Luli Fernandez (Juan Roman Riquelme,Arjantin)- Zaira Nara (Diego Forlan,Uruguay)- Abbey Clancy (Peter Crouch, İngiltere) - Charlene Suric (Gael Clichy, Fransa)

Partnerlerden benim favorim Riquelme&Luli ikilisi...
* Wag - Yabancı magazinlerde futbolcuların eşleri&sevgililerinin (WifeAndGirlfriend) genel kısaltması...
* Resimleri büyültmeniz tavsiye edilir.
6.5.10
Billboard Savaşları Vol.2
Sezon öncesinde ezeli rakip Manchester United takımından transfer edilen C.Tevez billboardlarda şehrin kırmızı tarafını kızdırmak için yer almıştı...
Şampiyonlar ligi biletini kendi evinde üstelik gol bile atamadan boyun eğdiği Tottenham'a kaptıran City için işler tersine döndü şimdi eğlenme sırası Man United tarafında... Ayrıca bitmek bilmeyen arap sermayesi ile birlikte yeni sezonda kadrosuna dünya yıldızlarını katmayı hedefleyen Man.City şampiyonlar liginde oynayamamanın acısını en çok transfer döneminde çekecektir.
Totti & Balotelli & Mourinho
Dünkü maçta belli oldu ki avrupaya (ada hariç) taraftarlık kültürünü hatta daha ötesi olan "ultra"lığı öğreten italyanlar her maç 3 gol atsa da Balotelli'yi asla affetmicekler. Balotelli;'ye faul yapan romalıları alkışladılar , top Balotelli de iken ıslıkladılar , Totti'nin insanlık dışı tekmesine bile alkış tuttuar artık sezon sonunda da kapının önüne koydururlar.
Geçen sezon tüm kupaları toplamasından sonra bir başkası da aynı başarıyı tekrarlayana kadar en iyisi Guardiola diyen Mourinho için bu biiirr... %90 şampiyonlukla ikileyecek olan portekizli bakalım 3te3 yapıp ego patlaması nasıl olur tüm dünyaya gösterme şansı bulacak mı ?
Haraketli & Motive Trabzon Kupada Güldü
Maçın tamamında baskı ile Fenerbahçe takımını yarı alanından çıkartmayan , sezonun en mücadeleci maçını oynayan Trabzonspor manidar 5 Mayısın rövanşını aldı.İlk yarının başından sonuna kadar pozisyonlarını kanatlardan Engin & Burak ikilisinin driplingleri , Alanzinho&Colman'ın topu tehlikeli bölgeye çok çabuk taşıması ve Umut'un ilk dakikalarda çok net pozisyonda golü kaçırmasına rağmen verdiği mücadele ile müdafa yapmanın aslında forvetten başladığının kanıtı gibidir. İlk yarıda sahada pek insiyatif almayan Alex artık modern futboldan silinen bir tarzın son temsilcilerinden tüm maç yoktu ama bir on saniye yıldız parladı ve golü buldu. Ama sonrasında Trabzonspor'un panik yapmaması ve kurduğu baskılı futbola devam etmesi sonucu duran toptan Umut'la golü buldu. Selçuk'un kullandığı serbest vuruşta Umut'un bomboş kafa vuruşu yapması düşündürücü. Daha önce de değindiğimiz Bilica faktörü yine başgösterdi ve hepimize futbolun sadece fizik gücü olmadığını özellikle büyük kulüplerde ki baskı altında stoperde olsan futbol aklı ve ahlakı yoksa takımda sırıtacağını gösterdi.( Ki Bilica'da ekstra olarak pozisyon alma,topsuz oynama ve rakibe müdahele gibi bir defans oyuncusunun sahip olması gereken özellikleri de barındırmıyor.)Sonrasında Daum'un yaptığı Emre-Deivid değişikliği (haftasonunu düşünerek yapılmış olsada) Fenerbahçe'nin ortasaha direncini kırmıştı ki
gelen ikinci gol ve orta sahaya yapılan akılcı Sezer&Ceyhun hamleleri ile Trabzon son anlarda risk alan Fenerbahçe'ye Colman'ın son darbesiyle kupaya uzandı. Trabzonspor takım olarak çok iyi oynarken ; Fenerbahçe'de göze çarpan sadece Lugano olurken ; özellikle Özer&M.Topuz ikilisinin Kadıköy dışında gösterdiği performans şampiyonluk yolunda soru işareti olarak kaldı..
Anlaşıldı ki bu iki kanat oyuncusunun performansı Fenerbahçe'nin atak gücünün en önemli kaynağı durumunda ve haftasonu Ankaragücü takımının göstereceği defansif dirence nasıl karşılık verecekleri düşündürücü. Sonra ki hafta dünkü maça kadar banko galibiyet olarak görülen Trabzonspor maçı da zamanında şampiyonluk yolunda darbe vurdukları karadeniz temsilcisinin intikam için iştahı ve rahat kafayla mücadele olması gibi faktörler göze alındığında artık riskli gözükmekte...Maçtan sonra akıllarda kalan belki de futbolculardan daha istekli ve heyecanlı görünen Aziz Yıldırım'dı.
Not.Sezonun düğümü bu hafta Ankara'da çözülür.
5.5.10
James Milner - Dünya Kupası Öncesi Bireysel Beklentiler Nr.4
İlk etapta Dünya kupasına 36 gün şuan ki performansı ile İngilizleri korkutan S.Gerard'ın formunu düzeltememesi durumunda alternatifi olarak gözüken Milner ayrıca G.Barry'nin pozisyonuna da yatkın. Martin O'Neill tarafından göbeğe çekilmeden önce oynadığı sağ,sol kanatların defans/ofans pozisyonlarında da oynayabilen çok yönlü futbolcu sakatlıklardan yana sıkıntılı Capello'ya sahanın her bölgesinde göreve hazırım mesajı verdi.Boş bir mesaj değil bu adam gerek oyun zekası gerekse fiziki yeterliliği ile sahanın kale hariç her bölgesinde görev yapabiliyor.Tipik üst düzey British orta sahası görünümünün üstüne çok yönlülüğü de eklemiş olan 86 doğumlu futbolcunun önümüzde ki yıllarda İngiltere'nin en büyük yıldızı olması işten bile değil.Henüz 10 yaşında taraftarı olduğu Leed United akademisinde futbola başlayan Milner'ın lise düzeyinde ülke çapında 100 metre kros ve koşu şampiyonlukları da bulunuyor.Son olarak eğer Rooney turnuvanın gol kralı olursa gollük pas konusunda uzman olan J.Milner'ın da mutlaka çorbada tuzu olacaktır.
Galatasaray Yıllık Olağan Operasyonu
İlk kurban Fenerbahçe maçında yediği golden sonra tepki toplayan ve sonrasında ki 5 hafta boyunca forma yüzü görmeyen Leo Franco oldu.Adnan Polat'ın yaptığı açıklama da "Rakip takımlarla oynanan müsabakalarda futbolcuların, kalecilerin performanslarına bakıyoruz, orada rahatsızlıklarımız var. Arzu ettiğimiz gerçek anlamda pırıl pırıl, tertemiz bir lig olduğunu söyleyemiyorum. Leo Franco'nun bu saatten sonra kalması hem onun için, hem Galatasaray için hayırlı olmaz." şeklinde ve kafa kurcalıyor.Galatasaray Başkanı ayrıca önümüzde ki sezon Aykut,Ufuk,Emirhan ile devam edeceklerini kaleye transfer yapmayacaklarını açıkladı.Aykut'la sezon geçirilmeyeceğini artık sokakta ki çocuklar bile biliyor.Refleksleri çok iyi ama zamanlama hataları ve Türk kalecilerin 2 handikapı olan;yan toplar ve topu oyuna sokma becerisizlikleri gelişimini sürdüren Ufuk'u bir adım öne çıkartıyor.
Not. Sezon başında gönderilen Napoli'de kahraman olan Morgan De Sanctis Lippi'nin kadrosunda Buffon'dan sonra 2. kaleci olarak yer bulacak.
4.5.10
Transfer Dosyası - Nr.2 Danny Shittu & Kayseri'nin Premier Lig Kumarı
Kayserispor gündeme yine Premier Lig'den futbolcu getirerek geldi. Ülkemize üst seviye liglerden oyuncuların gelmesi dikkat çekici ama "sevindirici" mi ? Kayserispor'un bu zamana kadar yaptığı transferlere göz atmak aslında bu sorunun cevabını açık açık veriyor. Premier Lig'den gelen oyuncuların tamamı o sezon takımlarında yer bulmakta sıkıntı çekmiş hatta kendi taraftarlarının gönderilmesi için mücadele ettiği oyunculardan oluşuyor. İlk örnek büyük umutlarla gelen ve ligimizde sadece Fenerbahçe maçıyla ve taklalarıyla hatırlanan Julius Aghahowa ; Kayseri'ye geldiği sezon Wigan'da 14 maça çıkan fakat bu maçların hiçbirinde 90dk. sahada kalamamış,gol atamamış,asist yapamamış ayrıca kaçırdıkları sebebi ile İngilterede espri konusu olmuş bir oyuncuydu. Diğer bir örnek meşhur Olembe ; Wigan'da 8 maç gol yok asist yok ortalama 27 dk. süre ve 90 dk. tamamlayamayan bir oyuncuyken geldi Kayserispor'a aynı şekilde de gitti.Bir başka örnek Mısırlı Shawky ; Middlesboro takımında koca sezonda sadece 6 maç, gol yok asist yok yine 90 dk. tamamlayamamış olarak Kayseri'nin yolunu tuttu sezon sonu gönderilmesi muhtemel. Son örnek Bolton'dan Danny Shittu ; bu sezon Bolton takımıyla daha maça çıkmadan ülkemize adım atacakTüm bu futbolcuları transfer etmek adeta kumar oynamak gibi ve maalesef Kayseri cephesi acemi oyuncu konumunda.
Şahsi düşüncem Kayserispor'un tüm sezonunu yokları oynayarak geçirmiş şanlı(!) Premier Lig oyuncuları yerine; takımında düzenli forma giymiş genç,ucuz,ileride bonservis bedeli alınabilecek oyunculara yönelmesi halinde Türk futbolunda bir kademe daha atlayacağı yönünde...
3.5.10
Cehennem Çanları Eşliğinde St.Pauli @ Bundesliga

Endüstriyel futbolun 80'lerden bu yana baş düşmanı durumunda ki "St.Pauli " tekrar Bundesliga'da. Ancak Hamburg'un asi semtinin asıl nam yaptığı özelliği futbol takımının başarısından çok taraftarlarının oluşturduğu kendilerine has tribün kültürü... Almanya'nın kuzey denizine açılan kapısı konumunda bulunan St.Pauli limanı sayesinde bu semt hep canlı ve kozmopolit bir yapıya sahip olmuş. Gemi personellerinin sürekli doldurduğu barlar ve "eğlence merkezleri" zamanla talebe orantılı çoğalmış bu da St.Pauli'ye bu sektörlerde çalışan insanların akın etmesine yol açmıştır. Bu profil günümüze de Almanya'nın Amsterdam'ı olarak kabul edilen ve 7/24 eğlence hayatının devam ettiği bir şehir olarak yansımıştır.Şehrin "diğer" takımı konumunda ki St.Pauli'nin baş düşmanı kendisini endüstriyel futbolun kollarına bırakmış Hamburg S.v ve bu hususta Alman futbol kulüplerinin rol modeli konumunda ki Bayern Münih... St.Pauli taraftarlarının geneli meslekleri sebebi ile toplum tarafından hor görülmüş , ırkçı saldırılara maruz kalmış , eşcinsel,travesti olması sebebi ile dışlanmış insanlardan oluşuyor;İşte bu özelliği ile St.Pauli diğer takımların sol görüşlü taraftar gruplarından ayrılıyor ve dünyanın her ülkesinde sempati toplayan "farklı"bir kulüp haline geliyor ki taraftarların sol görüşe kayması eldivenlerini bırakıp devrimci Nikaragua’da gönüllü çalışmaya giden günümüzde efsane haline gelen kalecisi Volker Ippig'in geri dönüşü ile başlıyor.Taraftar takımının yakaladığı politik çizgiden de memnun ve ekonomik özgürlüğünü kaybetmemesi için sezon başı satışa çıkan kombineleri yarım saat içinde tüketiyor , takımının resmi storlarından devamlı alışveriş yapıyor hatta semtte içilen biradan bile St.Pauli F.K 'ya pay bırakıyor. Kulübün mevcut başkanı futboldan zerre kadar anlamam diyen ve eşcinsel olduğunu saklamayan bir tiyatrocu/yatırımcı.
Takımda öne çıkanların başında bu sezon 19 gol ve 5 asist yapan tecrübeli Marius Ebbers geliyor fakat gerek ilerlemiş yaşı gerekse istikrarsız kariyeri sebebi ile takımın asıl gözbebeği koyu bir St.Pauli taraftarı olduğunu her fırsatta dile getiren gurbetçi yetenek Deniz Naki.. Henüz 20 yaşında ve sezonu 7 gol 5 asistle tamamlayarak kulübünün başarısında büyük katkı yaptı. Genç olmasının getirdiği heyecan ve tecrübesizlikle ile birkaç ay önce Hansa Rostock maçında yaptığı kafa kesme haraketinden dolayı 3 maç ceza alıp gündeme gelen Deniz'in peşinde her parlayan gurbetçide olduğu gibi 3 büyüklerin olduğu söyleniyor.
Özellikle Alman kültürüne işlemiş ırkçılığa karşı savaş açmış olan taraftarlarının hoşgörüsü sayesinde takım kendi kalibresinin üstünde alman olmayan futbolcuları bulundurdu.Taraftarlar sosyal sorumluluk ve hoşgörü çerçevesinde her hafta mülteci kamplarından insanları stadlarına getiriyor ve futbol dolu eğlenceli bir gün geçirmelerini sağlıyor. Vatandaşlarımıza yapılan Solingen katliamından sonra açtıkları türkçe pankartlar ve protestolarla ülkemizde de sempati kazanan St.Pauli'nin bir önceki Bundesliga yükselmesinde galibiyet golünü bugün Fenerbahçe'de oynayan Deniz Barış atmıştı. Aradan onca yıl geçti ama Deniz Barış'ın eşi vefat ettiğinde takım o hafta maça siyah bantla çıkıp , pankartlarla Deniz'in acısını paylaşmışlar vefalı takım & taraftar nasıl olur göstermişlerdi. Benim hatırladığım St.Pauli forması giyen birkaç tanıdık futbolcular arasında bir dönem Fenerbahçe forması ile izlediğimiz Cem Karaca , Kayserispor'da forma giyen genç yetenek Ömer Şişmanoğlu,Ivan Klasnic,Zlatan Bajramovic gibi isimler var.*St.Pauli geleneksel olarak tüm iç saha maçlarına başlıkta kullanılan cehennemin çanları (Hells Bells) adlı şarkıyla çıkıyorlar.
